Miracın Neresindeyiz ?

Bir gece vakti mescidi haramdan mescidi aksaya yapılan kutsi seyahatin adı, bu seyahatin kutsi yolcusu (ASM) bu yolculuğa özenle hazırlanıyor. Her adımında ayrı bir kemalat mertebesini kateden bu yolcu velayetin en yüksek mertebesi ile giderken risaletin en münteha neticesi ile dönüyor.

Miraç hakikati hal itibari ile ikinci bir kadir gecesi mesabesinde bir kutsiyettedir. Bu nedenle miraci hakikatlerin anlaşılması nispetinde kendimize miraç merdiveninde yer buluruz kanaatindeyim. Çünkü hakikati miraç anlaşılmaz ise bu kutsi hakikat sadece tarihi bir kıssadan ibaret kalacak her geçen gün bilmeklikten gelen ülfet ve alışkanlıkla âlemimizdeki yeri hem basitleşecek hem de azalacaktır. Oysa miraç bütün kâinatı alakadar eden muazzam bir hadise, taşıdığı hakikatler ile de âlemin şeklini ve rengini değiştirecek bir nur ve bir anahtardır.

Miraç gerçekleştiği zaman itibariyle; Koca bir yılın hüzünle yaşandığı,(hüzün yılı) sığındığı ve yaşadığı topraklardan ayrılmak zorunda bırakıldığı her türlü sıkıntının ve çilenin hücumları karşısında gösterilen sabır ve tevekkül ile rahmetin celp edilmesi dersidir.

Miraç ta bir başka hakikat efendimizin (ASM) diğer peygamberle görüşmesi ifade ediyor ki miraç ile şereflendirilen bu Zat diğer peygamberlerin usulü dinlerinin varisi ve hamisi bir cihette istikbalde bu dinlerin tabileri kendi dinlerinden vazgeçip İslamiyet e geçeceklerinin işaretidir. Yalnız bizler doğru islamiyeti veya islamiyetteki doğruluğu efalimizle gösterebilirsek.

Miraç bir velinin hususi bir meselede hususi bir ilhama mazhar olması şeklinde değil belki bütün kâinatı alakadar edecek olan, bütün kâinata bakan bir umumi bir vazifenin tebliği içindir ki bu Kutsi seyahat yaptırılmıştır. Velayetten çok yüksek olan risalet vazifesinin derecesini anlamak, Velayet ve risaletin birbirine karıştırılmaması için bir ihtardır.

Miraç müminlerin en önemli vasıflarından birinin gayba iman etmelerinin dikkate arz edilmesidir. Çünkü Miraç dönüşü efendimiz kureyşlilere miracını müjdeledikten sonra münkirler hemen inkâra başladılar Ancak söz hazreti Ebubekir e ulaşınca eğer O demişse doğrudur deyip Sıddıkiyet mertebesine bir anda çıkabilmenin gayba olan imanının tezahürü olarak göstermesidir.

Miraç dönüşü efendimizin kureyşlilere yolda gelen kafileleri gördüğünü ulaşacakları saati onlara söyledikten sonra kafile biraz gecikmiş ancak efendimizin sözünün doğru çıkması için güneş bir saat durmuş, sözünü yalan çıkarmamış. Bu hadise gösteriyor ki kâinatın şeklini değiştirecek olan bu zatın Âlemlerin Rabbi yanında o kadar kıymetli ki en büyük bir cisim bile ona hizmetkâr oluyor. Öyleyse miraç kendi hizmetkârlığımızı sorgulamak için bir fırsat olmalı.

Miraç dinin direği olan namaz müjdesinin alındığı bir seyahat. Bu müjde anlaşıldığı takdirde hayatın her anı miraç merdiveni ile yükselmeye başlayacaktır. Çünkü namaz bütün ibadetin fihristesi olduğu gibi bütün mahlûkatın ibadetini içinde barındıran bir hakikat. Bu hakikat insanı meleklerin üstüne çıkarabilen inkişafı ile maddi ve manevi hayata hayat olacak bir hakikat. İşte miraç namaz hakikatini hayatımıza hayat yapıp yapamadığımızı sorgulamak için bir ikramı ilahi olduğunu anlamaktır.

Ve miracın belki en mühim noktası eşyanın hakikati olan Esma ilahiyenin anlaşılması her bir mevcutta esmayı okuyabilmenin önemini, hadiselere esma penceresinden bakabilmenin dersinin anlaşılabilmesi için fırsattır. Efendimiz miraçta her isme ve her ismin en azami derecesine mazhariyetini göstermiştir.

Madem ey insan miraç yolu her mümine açıktır, Öyle ise bir yıl sonraki miracı beklemektense Namaz merdiveni ile esma ilahiye yi okuyup bitmez ve tükenmez bir hazinenin anahtarını elde et, her anında miracı yaşa…

İhtar: Miraç meselesi erkânı imaniyenin anlaşılıp kabul edilmesinden sonra anlaşılacak bir mesele çünkü Allaha inanmayan bir adama Allah ın davetini anlatmak abes olur...