Erkeğin kız kardeşe baskı kurmasına izin vermeyin

Kız ve erkek çocukları arasında kavgalar, sürtüşmeler hep olmuştur. Özellikle abiler kız kardeşlerine sürekli müdahale ederek onun her adımına karışarak evde farklı bir role bürünebiliyor. Erkek çocukların kız kardeşlerin kıyafetlerinden, eve giriş çıkış saatlerine, arkadaş seçiminden davranışlarına kadar her şeye müdahale etmesi, kavgaları da beraberinde getirir. Bu durum zamanla kız kardeşte depresyon, olumsuz akran grubuna dâhil olma gibi davranışlara da sebebiyet verir. Bu tür çatışmalar babanın otorite yönünden daha pasif olduğu evlerde daha sık görülüyor. Uzman psikolog Müge Kiremitçi, erkek çocukla kız çocuk arasındaki ilişkinin sınırlarını ebeveynin mutlaka belirlemesi gerektiğini söylüyor.

Bu testi geçen pirim ödemeyecek!

31 Ocak’a kadar teste başvurmayan ve testi geçemeyenler aylık 213 lira prim yüküyle karşı karşıya kalacak.

Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında kimin ne kadar prim ödeyeceği kişilerin kendi gelir ve gider beyanlarıyla 13 ayrı kamu kurumundan kişiler hakkında yapılacak 28 ayrı sorgulama sonucunda belirlenecek. Testte geliri düşük çıkanın GSS primini devlet ödeyecek. Prim ödeyebilecek durumda olanlar ise sağlık hizmetlerinin karşılığı olarak 35 ila 213 lira arasında devlete her ay prim yatıracak.

'Bebeklere bal yedirmeyin' uyarısı etiketlere taşınacak

Doktorların "bebeklere bal yedirmeyin'' uyarısı, artık bal etiketlerinde de yer alacak.
Bir yaşın altında bebeklere bal verilmesi zehirleme etkisi gösterebiliyor. Sağlık Bakanlığı'nın ve doktorların alerjin maddeleri içermesi nedeniyle bir yaşından küçük bebeklere bal yedirilmemesi uyarısı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca etiketlere taşınacak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca hazırlanarak görüşe açılan bal tebliği taslağına göre, bal etiketlerinde "1 yaşından küçük çocuklara bal yedirilmemelidir'' ifadesi yer alacak.

Vatandaşı üzecek haber!

Sağlıkta tasarruf amacıyla yapılan düzenlemelere bir yenisi daha eklendi.

Muayene için hastaneye giden vatandaşlar, doktorun ilaç yazması halinde ceplerinden artı para ödeyecek.

Üç kutuya kadar 3 lira ödeyen hastalar, üç kutudan sonraki her kutu için 1 lira verecek. Altı kutu ilaç yazdıran bir hasta 6 lira ödeyecek.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın açıkladığı sağlıkta tasarruf için yapılan düzenlemelerin ayrıntıları ortaya çıktı. Aile hekimlerine 3 lira reçete parası getiren Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) katılım paylarına da 1 lira zam getirdi. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda kararlaştırılan tedbirler çerçevesinde hastalar devlet hastanelerinde muayene olmaları halinde, ilaç yazdırmadan ödedikleri 5 lirayı bundan böyle 6 lira, özel hastanelerde ise 14 lira olarak verecekler.

Aile hekimine de 3 lira reçete parası ödenecek

Hükümet, 35 milyar lirayı aşan sağlık harcamalarını azaltmak için bir dizi önlem aldı. Bu kapsamda Sağlık Uygulama Tebliği'nde yapılan değişikliğe göre aile hekimlerinin yazdığı reçeteye de 3 lira ödenecek.
Daha önce bu ücret sadece devlet, üniversite ve özel hastanelerdeki doktorlara ilaç yazdırılması halinde ödeniyordu.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan başkanlığında çalışmalarını yürüten Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), gereksiz sağlık harcamalarını frenlemek için reçete parasını yaygınlaştırma kararı aldı. 2009 yılında 27,5 milyar lira olan sağlık giderleri, geçen yıl 35 milyar lirayı bulmuştu. Bu harcamalarda 15 milyar liradan fazla payın ilaca gittiğini dikkate alan Kurul, ilaç parasının sağlık harcamaları içindeki yüzde 42'lik payını OECD ülkelerinin ortalaması yüzde 15 ile 20 arasına çekecek. Bunun için gereksiz ilaç yazımının önüne geçmek amacıyla birinci basamaklara da reçete parası getirildi.

Sünger Bob ile ilgili şok gerçek

Amerikalı bilim adamlarının ortaya çıkardığı şok gerçek. Yıllardır çocuklarımıza izlettiğimiz Sürder Bob çizgi filmi çok zararlı olduğu ortaya çıktı.

Amerikan Virginia Üniversitesi’nde yapılan araştırmada dört yaşındaki 60 çocuk üç gruba ayrılarak farklı farklı çizgi filmler izletildi. Birinci grupa çocukların çok sevdiği “Sünger bob” isimli film 11 dakika boyunca gösterildi. Diğer gruptaki çocuklara ise eğitici çizgi filmler izlettirildi. Sonuçta Sünger Bob izleyen çocuklar diğer gruptaki çocuklara oranla problemleri daha yavaş çözdüğü, dikkatini toplayamadığı ve olaylara geç reaksiyon gösterdiği ortaya çıktı. Dr. Angeline Lillard, bu tür filmlerin çocuk beyninin sonuca yönelik hareket etme yetisini kontrol eden bölgesine zarar verdiğini dile getirerek “Uzun vadede çocukların hafızasına zarar veriyor. Konsantrasyon yetisini törpülüyor’ dedi.

Kitap okuyun, konuşun, çocuğun zekâsını geliştirin

Anne-baba çocuğunun ne kadar zeki olduğunu anlamak için sürekli işaretler arar. Kaç yaşında konuşmaya başladığı, ilk adımını ne zaman attığı ve bunun zamanında mı yoksa önce mi olduğunu merak eder.

Ancak çocuğun doğuştan zeki olmasını beklemek yerine, onun zekâsını değiştirmek, geliştirmek, iyi yönde kanalize etmek anne-babanın elinde. Birtakım yöntemlerle zekâ seviyesinin artırılabileceğini söyleyen Üstün Zekâlılar Eğitim Danışmanı Gürkan Yaşar, zekânın geliştirilmesi ile ilgili merak edilen sorulara cevaplar verdi.

Teravih namazı, kalp krizinden koruyor

Kardiyoloji uzmanı Dr. Ahmet Ekmekçi, yemeğin ardından sindirimin bittiği ve vücuttaki enerjinin depolandığı esnada hareketsiz kalan ya da uyuyan kişilerde yağlanma artarken, kalbin de güçsüz kaldığını söyledi. Ekmekçi, teravih namazının bu anlamda kalp krizini önlediğini, ayrıca kalp krizi geçirmiş olanlara faydası olduğunu belirtti.

İftardan belli bir süre sonra yapılan egzersizler hem kilo almayı engelliyor hem de kan dolaşımını artırarak kalbin güçlenmesine yardımcı oluyor. Müslümanları manevi açıdan besleyen teravih, uzmanlara göre bedeni açıdan da vücudun sağlıklı kalması için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Yemeğin ardından sindirimin bittiği ve vücuttaki enerjinin depolandığı esnada hareketsiz kalan ya da uyuyan kişilerde yağlanma artarken, kalp güçsüz kalıyor.

Yoğun Bakım Ünitesi Açıldı

'Yoğun Reyhanlı Devlet Hastanesi bünyesinde yoğun bakım ünitesi açıldı. Vatandaş en kısa zamanda Tıbbi Görüntüleme Merkezinin de açılışını bekliyor.

Türkiye’de 900 GDO’lu Ürün Var

'Türkiye’de Türkiye’de insanlar farkında olmadan Genetiği Değiştirilmiş Organizma’lı ürün tüketiyor. Uzmanlar, özellikle ithal edilen mısır ve soyanın kullanım alanları düşünüldüğünde şu anda raflarda yer alan en az 900’e yakın üründe GDO’ların kullanıldığını belirtiyor. Soya; sucuk, salam, sosis, köfte, pizza, hamburger, et suyu tabletlerinde, fındık, fıstık ezmesi, süt tozu, mısır ise mısırdan elde edilen nişasta bazlı şekerle üretilen ürünlerde, bebek mamalarında ve hazır çorbalarda kullanılıyor. ODTÜ’de yapılan bir çalışma ise 28 domatesten 22’sinin GDO’lu olduğunu gösteriyor.