Haram aylardan biri olan Recep, içinde iki özel günü barındıran kutsi ayların birincisi, ömrü insan için bereket sayılan ramazanın habercisidir. İki özel gün biri Regaip kandili diğeri Miraç kandili. Regaib gecesi O zatı Risaletin (ASM) âlemi arza kendini müjdelemesi iken Miraç kandili ise Semavat ehline kendi rüçhaniyetini kabul ettirmesi idi.
Regaibin kelime manası rağbet edilen olarak ifade edilebilir. Ancak neden rağbet edilmiş sorusuna; verilecek olan cevap; âlemi insaniyetin bulunduğu sıkıntılı karanlıklı günlerden kurtaracak bir halin heyecanını yaşamaktandır denilebilir.
Bu gece kutsiyetini O Zatın (ASM) âlemi şahadete yaklaşmasından alır. Bu yaklaşma, insanlık âleminin rengini değiştirecek bir nurun O Zatın beraberinde olması ile ayrı bir anlam kazanır bu nedenle her taifeden insan hayvan hatta nebatat ve camidat dahi O zatın yakınlaşmasının heyecanını duymuş kendine mahsus lisanla O Zatı alkışlamıştır.
İncil ve Tevrat’ın şehadeti ile bu mukaddes kitaplarda geçen ayetler o zatın geleceğini haber vermiş <
Evet alemin rengini değiştirecek olan o Zatı risaletin ilmi ezeliden çıkıp alemi şahadete yaklaşması ifade ediyorki ;
Bu gelecek olan Zat izni İlahi ile olmayan şeylerin takdisini men edecektirbu sebepledir ki bin senedir yanıp sönmeyen Mecusilerin kutsal saydıkları ateş sönecek kutsal sayılan sava gölünün o gece suyu çekilecek Kabe yi yıkmaya gelen Ebrehe ordusunu Ebabil kuşları taru mar edecektir.
varlığımızın sebebi sensindiyerek heyecanlarının sadası ile âlemi inletmişlerdir. Böylelikle heyecanı artmış olan bu taifeler, o Zatı layıkı ile misafir edebilmenin ağırlığını omuzlarında hissetmiş, getirmiş olduğu tüm hakikatleri başla göz üstüne kabul etmiştir. Varlığın son halkası olan bizler, bu gecelere rağbet edip heyecanımızı artırıp, O zatı ellerimiz patlayıncaya kadar alkışlama zamanımız gelmemiş midir?